25 Temmuz 2009 Cumartesi

Yeni nesil rock müzik

Şahane bir akşam geçirdim. Sabah'çılarla birlikteydim... Aslında toplaştıklarından haberim bile olmayacaktı ama şans diyorum... Her ne kadar geç gitmiş de olsam kısa zamanda pek çok içerek onlara yetiştim. Alen'i görmek de yaradı bana tabi bir Beşiktaşlı olarak, onu gördüğümde nedense huzur geliyor bana, Beşiktaşımın maç kazanması gibi bir duygu kaplıyor benliğimi; az da olsa onun etkisi olmasından zannımca. (Azımsadım ve ayıp mı ettim?)
Neyse konuya dönelim... Alkolleri alıp zihnimizi yerli yerine oturttuktan sonra sıra eve gitmeye geldi tabi. Ufuk'un Peugeot olduğunu sonradan öğrendiğim 3008 diyip durduğu arabasına bindik. Ufuk o sırada uzayda dolaşıyor olduğu için arabayı Tarık kullandı; ben de önde oturdum. Radyodan şu istasyon bu istasyon derken Rock Fm'e takıldım. Geç vakit olmasına karşın henüz hard core çalmaya başlamamıştı. (Şu anda Ozzy Osbourne çalıyor. En son civcivleri çiğnediği klibini izlemiştim. 20 seneden fazla olmuştur zannımca...) Tanımadığım şarkılara rastladım. Tınıları aynıydı ama solo gitar sanki daha ön planda gibime geldi; en sevdiğim şekilde. Üç şarkı üst üste tanımadığım, bilmediğim, duymadığım, hatırlamadığım şarkılar çaldı. Bizim zamanımızda (Yani 'metalci' olduğum 12 yaşımdan itibaren) iki çeşit müzik vardı. Biz hepsine metal derdik. Biri Iron Maiden (ki şimdi çalmaya başladı, bunların hala bir radyo kanalında çaldığı aklımın ucundan bile geçmezdi) ikincisi daha bi ne bileyim Deep Purple tarzı... Biz hepsine metal derdik; metalcilerdik; metalci olmak Metallica'nın One'ını ezbere bilmekten geçerdi... Velhasıl, uzun lafın kısası, yeni rock kültüründe metal gibi dinamik ama gitar solo gibi duru ritimler duydum ben bugün ve şaşırdım. Acaba dedim, eski şarkılar da ben mi bilmiyorum? Ama arabada herkes benimle aynı duyguları paylaşıyor gibi geldi; belki sarhoşluktan. Zira Ufuk pop müzik dinlemek taraftarıydı :o)
Eve geldim velhasıl...
En sevdiğim Mateus'la (Mateuş diye okunur) devam ediyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder