14 Haziran 2009 Pazar

Vakit yok!

Zannımca doğduğum günden bugüne kadar ki zaman göz önüne alındığında en çok vakte ihtiyaç duyduğum ve maalesef bulamadığım dönemi yaşıyorum. İş, güç, eğitim, sağlık, o, bu, şu derken moda deyişle; bırakın 'sevdiklerime vakit ayıramamayı', kendime bile vaktim yok. Bakkala markete gidemiyorum, eve geç gelişim nedeniyle çamaşır yıkayamıyorum, bulaşıkları bulaşık makinesine dizmeye üşeniyorum -haliyle yıkanan bulaşıklar da makinede kalıyor-, canım yeğenlerimi göremiyorum. Yani blog mlog yazmakla uğraşacak 'an' bile yok! Hal böyleyken tabi hayat da gidiş yolundan not vermiyor, sınıfta kalıyorum. Ve kolumu uzattığımda değecek bir başkasına ihtiyaç duyuyorum; tam da bu zamanda...

3 yorum:

  1. Vallahi modern hayatın yaşadığı günlük zaman yetersizliğini çok güzel tarif etmişsin. Cümle cümle okurken hissettim (Bir tek bulaşık makinesine tabak dizme kısmını hissedemedim çünkü makinem yok :)eve genelde geç gelebilen biri olarak çok yakın hissettim

    Son cümlen için ise sana modern zamanların en baba gruplarından The Smiths'in Morrissey imzalı şu liriklerini yolluyorum:

    A double bed, and a stalwart lover for sure
    These are the riches of the poor

    YanıtlaSil
  2. I want the one I can't have
    and it's driving me mad

    bu daha iyi değil mi?

    YanıtlaSil
  3. bulaşıkları makinadan çıkarma ya da dizme ritüellerini yapabilemediğine göre bulaşık çıkarabilecek kadar ev halin var. yani bu vakitsizlikten değil pasaklılıktan kaynaklanan bir durum. modern zaman insanı triplerini bir kenara bırakmalısın. önümüzdeki günlerde maddi bir sıkıntı yaşayacaksın. ancak hemen atlatacaksın. can sıkıcı bir haber alabilirsin...

    ve tüm şarkılara cevabım şudur descanso '' bir yürürse bahar yürür, çiçek yürür peşin sıra''...

    daha sık otobüse binmelisin. zira otobüste kol kola gidiyor herkes. kime uzanmak istersen kaygısızca ulaşırsın. herkes bir fren mesafesi kadar yakın bebeğim oh bebeğim...

    YanıtlaSil